
- Başvuru ve kayıt
Ajans görüşmesinde ücret beklentin sorulursa ne demeli?
Rakam söylemek mi, soruyu geri çevirmek mi? Sette çalışan birinden sırayla: ilk telefon, görüşme günü, cevap seçenekleri ve bilmen gereken terimler.
Telefon çalar. Numara kayıtlı değil. Karşıdaki ses ajanstan aradığını söyler, iki dakika konuşursunuz, yarın öğleden sonra ofise uğrayıp uğrayamayacağını sorar. Gidersin, oturursun, sohbet iyi gider. Sonra o soru gelir: Ücret beklentin ne? Ajans görüşmesi ücret kısmına geldiğinde yeni başlayanların çoğu ya donar ya da aklına ilk gelen rakamı söyler. İkisi de iyi değil. Sırayla gidelim.
Önce telefon gelir
İlk arama genelde kısadır. Ajanstaki kişi başvurunu görmüştür, birkaç şeyi teyit etmek ister: boyun, oturduğun semt, hafta içi ne kadar boş olduğun. Bu konuşmada para konuşulmaz, konuşulmamalı da. Biri ilk telefonda senden bir ücret yatırmanı istiyorsa orada dur. Kayıt bedeli, dosya ücreti, zorunlu fotoğraf paketi. Bunların hepsi soru işareti.
Telefonda senin işin dinlemek ve not almak. Görüşmenin adresi, saati, yanında ne getirmen gerektiği. Sette biz buna çağrı deriz. Sana verilen çağrı saati, orada olman gereken saattir. Beş dakika sonrası değil. Ajans görüşmesi de böyle. Erken git.
Görüşme günü, kapıdan girmeden önce
Ben reji asistanıyım. Reji, yönetmenin ekibi demek. Setteki akışı, kimin nerede durduğunu, oyuncunun ne zaman hazır olacağını biz takip ederiz. Bu yüzden ajanslardan gelen oyuncularla her gün muhatap olurum. Kimin hazırlıklı geldiği ilk beş dakikada belli olur.
Hazırlık dediğim şu: Neyi yapıp neyi yapmayacağını önceden bil. Gece çekimine kalır mısın? Şehir dışına çıkar mısın? Öpüşme sahnesi, mayoyla görüntü, sigara içme sahnesi gibi konularda sınırın ne? Bunlar parayla doğrudan bağlantılı. Her şeye varım diyen biriyle şunlara yokum diyen birine önerilen işler farklı olur.
Bir de kendi durumunu bil. Daha önce sette bulundun mu? Kaç gün? Hangi tür işte? Figüranlık mı yaptın, repliği olan bir rol mü oynadın? Bunu net söyleyebilmek, ücret sorusuna vereceğin cevabın zeminidir.
Ajans görüşmesi ücret sorusuna gelince üç yol var
Masadaki kişi sorar. Senin elinde üç seçenek var. Sırayla anlatayım.
Birinci yol: soruyu geri çevirmek
Deneyimin azsa en sağlıklı cevap budur. 'Bu alanda yeniyim. Sizin bu tür işlerde nasıl bir ödeme yapısıyla çalıştığınızı öğrenmek isterim.' Bu cevap seni küçültmez. Piyasayı bilmediğini kabul ettiğini ve ezbere rakam atmadığını gösterir. Rakamı yanlış söylemek, hiç söylememekten daha çok zarar verir. Çok yüksek dersen bu kişiyle çalışmak zor diye düşünülür. Çok düşük dersen o rakam sana uzun süre yapışır.
İkinci yol: rakam değil, koşul söylemek
Biraz deneyimin varsa rakam yerine koşul konuş. 'Ödemenin işin türüne göre değiştiğini biliyorum. Benim için önemli olan çekim süresinin, mesai uzarsa ne olacağının ve ödeme tarihinin baştan yazılı olması.' Karşındaki kişi bu cümleyi duyunca işi bilen biriyle konuştuğunu anlar.
Üçüncü yol: önceki işini referans vermek
Daha önce bir işte belli bir ücret aldıysan ve bu senin için kabul edilebilir bir alt sınırsa bunu söyleyebilirsin. 'Son işimde şu kadar günlük almıştım, bunun altına inmek istemem.' Burada dürüst ol. Abartılı bir rakam söylersen ajans bunu yapımla teyit edebilir ve güven bir anda gider.
Cevabı verirken acele etme. Bir nefes al, karşındakinin gözüne bak, cümleni bitir. Ücret konusunda kekeleyen biri, sette de kendini savunamayacakmış gibi görünür. Haksız bir izlenim olabilir ama oluşur.
Bazen soru ters gelir: 'Ücretsiz işlere de bakar mısın?' Öğrenci filmleri, kısa film projeleri böyle olabilir. Evet ya da hayır demek senin kararın. Ama ücretsiz bir işte bile yol, yemek, çekim süresi ve görüntülerin nerede kullanılacağı konuşulur. Para yok diye kural da yok sanılmasın.
Kelimeleri bilmeden pazarlık olmaz
Görüşmede birkaç terim geçecek. Anlamını bilmiyorsan sor, utanılacak bir şey yok.
- Yevmiye: Bir çekim gününün ücreti. Çoğu zaman belli bir mesai süresini kapsar; o süre aşılırsa ne olacağı ayrıca konuşulur.
- Mesai: Sette geçen süre. Genelde çağrı saatinden çıkış saatine kadar sayılır.
- Kullanım hakkı: Özellikle reklamda önemli. Çektiğin görüntünün nerede, ne kadar süre, hangi ülkelerde yayınlanacağı. Ücret çoğu zaman bununla birlikte belirlenir.
- Komisyon: Ajansın aracılık ettiği işten aldığı pay. Oranı ve nasıl hesaplandığı sözleşmede yazmalı.
- Ödeme takvimi: Paranın ne zaman eline geçeceği. Çekim günü mü, yayından sonra mı, belli bir gün sayısı içinde mi.
Bu kelimeleri bilmek, rakam söylemekten daha önemli. Aynı günlük ücret, kullanım hakkı ve mesai koşullarına göre bambaşka bir anlaşmaya dönüşebilir.
Görüşmeden çıkınca ne yapmalı?
Ajans görüşmesi ücret konuşmasıyla bitmez; asıl iş, konuşulanı yazıya dökmektir. Kapıdan çıktığın gibi not al: komisyon oranı, ödeme süresi, hangi tür işlere önerileceğin. Sonra ajanstan bunları yazılı olarak iste. Sözleşmeyi imzalamadan önce eve götürüp okumak senin hakkın. Bunu isteyene iyi bir ajans kızmaz.
Sette bazen şunu görüyorum: Oyuncu ilk günün sonunda ne kadar alacağını bilmiyor. Sorduğumda 'ajans halleder' diyor. Halleder, ama senin de bilmen lazım. Ücret konuşmak ayıp değil. Kaba olmak ayıp. Aradaki farkı ton belirler.
Son bir şey. Hiçbir ajans sana belli sayıda iş ya da belli bir kazanç sözü veremez. Bunu yapan varsa ücret beklentini sormasına gerek yok; büyük ihtimalle senin cebinden almayı planlıyordur.