
- Reklam ve katalog
Lise çağında mankenliğe başlamak isteyen gençler ne yapmalı
Kızımın ilk podyum provasından okul takvimine, sözleşmeden sosyal medyaya kadar, mankenlik isteyen bir lise öğrencisinin velisi olarak öğrendiklerim.
Defne on beş yaşındayken bir akşam yemekte telefonunu masaya, tabağımın hemen yanına koydu. Ekranda bir giyim markasının genç koleksiyonu için manken arandığını duyuran bir paylaşım vardı. 'Başvurabilir miyim?' diye sordu. Kardeşi Kaan'ı küçükken birkaç katalog çekimine götürmüştüm, o yüzden bu soru bana yabancı değildi. Ama genç yaşta mankenlik, bir çocuğun katalogda gülümsemesinden farklı bir şey. İşin içine podyum, ölçüler, sosyal medya ve bir gencin kendi fikirleri giriyor.
O akşam ne evet dedim ne hayır. Önce birlikte bakalım dedim. Aşağıdakiler, o birlikte bakma sürecinden aklımda kalanlar.
İlk soru: Bu istek nereden geliyor?
Konuşunca Defne'nin aslında kıyafetlere, fotoğrafa ve bir ekiple çalışmaya meraklı olduğunu gördüm. Ünlü olmaktan hiç söz etmedi, bu beni rahatlattı. Velilere ilk önerim bu: Çocuğunuzla oturup bu işin en çok hangi tarafını sevdiğini sorun. Fotoğraf çekilmeyi mi, modayı mı, sahneyi mi? Alacağınız cevap hem yönü hem de beklentisini gösterir.
Gerçekçi olmak da sizin göreviniz. Bu sektörde kimse kimseye düzenli iş garantisi veremez. Bir genç birkaç çekime çıkar, sonra aylarca telefon çalmayabilir. Bunu baştan konuşmak, ileride yaşanabilecek hayal kırıklığını hafifletiyor.
Genç yaşta mankenlik okulun önüne geçmemeli
Bizim evde ilk kural buydu, hâlâ da öyle. Çekimler çoğu zaman hafta sonuna ya da tatillere denk getirilebiliyor, ama her zaman değil. Hafta içi bir teklif geldiğinde önce sınav haftası olup olmadığına ve devamsızlık durumuna bakıyoruz. Okul ve dinlenme çocuğun hakkı. Hiçbir çekim bunlardan önemli değil.
Kaan küçükken bir çekim akşam geç saatlere sarkmıştı. Ertesi gün okulda yorgunluktan uyuyakaldığını öğretmeninden öğrendim. O günden sonra ajansa çalışma saatlerini, molaları ve bitiş saatini baştan sormayı alışkanlık haline getirdim. Gençler için de durum aynı. On altı yaşında olmak, uykusuz bir haftayı kaldırabileceği anlamına gelmiyor.
Ajansı nasıl tarttık
Defne'yle birlikte üç ajansa baktık. Kendime küçük bir kontrol listesi yaptım: Açık bir ofis adresleri var mı? Önceki işlerini gösterebiliyorlar mı? Reşit olmayanlarla çalışırken velinin rolünü nasıl tanımlıyorlar? En önemlisi de bizden para istiyorlar mı?
Birinde 'önce profesyonel bir portfolyo çekimi lazım, ücreti de şu kadar' cümlesini duyduk. Teşekkür edip kalktık. Ciddi ajanslar başlangıçta genellikle sade, makyajsız, doğal ışıkta çekilmiş birkaç fotoğraf ve boy ölçülerini ister. Defne'nin ilk fotoğraflarını gün ışığında, balkonda ben çektim.
Bir de sözleşme meselesi var. Çocuğunuz reşit değilse sözleşmeyi siz imzalarsınız, yani her maddesinden siz sorumlu olursunuz. Fotoğrafların nerede ve ne kadar süre kullanılacağı, ödemenin ne zaman ve kime yapılacağı, ajansın payı... Anlamadığım her satırı sordum. Bu sorulardan rahatsız olan bir ajansla çalışmamak gerektiğini de o süreçte öğrendim.
Sette veli olarak neredeydim
Her yerde. Biraz şaka gibi söylüyorum ama durum aşağı yukarı böyle. Reşit olmayan bir genç sette, velisi ya da velinin yazılı olarak yetkilendirdiği bir yetişkin olmadan bulunmamalı. Ben soyunma alanının kapısında, çekim alanının kenarında, ekibin göreceği bir yerde durdum. İşe karışmadım, ama hep oradaydım.
Defne'nin ilk podyum provasında tasarımcının asistanı bir kıyafeti biraz daha açmak istedi. Defne bana baktı. Ben de nazikçe, kıyafetin son halini görmek istediğimi söyledim. Sonunda başka bir parça önerildi ve hiçbir sorun çıkmadı. Bu küçük an bana şunu gösterdi: Gençler tek başınayken hayır demekte zorlanabiliyor. Yanlarında güvendikleri biri olunca bu çok daha kolay oluyor.
Sete giderken çantamda hep aynı şeyler oldu: su, atıştırmalık, şarj aleti ve Defne'nin ders kitabı. Beklemeler uzun sürüyor. O arada ders çalışan bir genç, akşam eve döndüğünde dersleri aksattığı için daha az suçluluk duyuyor.
Beden, ölçüler ve ayna karşısında geçen zaman
Bence velilerin en az konuştuğu ama en çok üzerinde durması gereken konu bu. Lise çağındaki bir gencin vücudu hâlâ değişiyor, boyu uzuyor, hatları değişiyor. Bu çok doğal ve kimsenin bunu düzeltmeye çalışmasına izin vermemek gerekiyor.
Bir çekimde biri Defne'ye biraz kilo verirse podyumda daha iyi duracağını söyledi. Eve dönerken bunu konuştuk. Kimsenin onun bedeni üzerinden pazarlık yapmasına izin vermeyeceğimizi, sağlığının her işten önce geldiğini söyledim. Bu yorumu ajansa da ilettim. Genç yaşta mankenlik, ancak gencin sağlığı, beslenmesi ve özgüveni korunarak yapıldığında anlamlı.
Sosyal medya da bu konunun bir parçası. Defne'nin hesabını bir süre gizli tuttuk, konum paylaşımını kapattık, okul formasıyla fotoğraf paylaşmamaya karar verdik. Mesaj kutusuna gelen seni çekmek istiyorum tekliflerine, ajans üzerinden gelmedikçe hiç cevap vermedik.
Bizim evde işe yarayan birkaç küçük kural
- Okul notları düşerse ara veriyoruz, bunun tartışması yok.
- Her teklifi önce ajansla konuşuyoruz, doğrudan gelen mesajlara cevap vermiyoruz.
- Sette her zaman veli ya da yetkilendirilmiş bir yetişkin bulunuyor.
- Kazanılan para çocuğun adına bir kenara ayrılıyor, nasıl harcanacağına birlikte karar veriyoruz.
- Her çekimden sonra nasıl hissettiğini soruyoruz ve cevabını gerçekten dinliyoruz.
Defne hâlâ ara sıra çekime gidiyor, bazen de aylarca hiçbir şey olmuyor. İkisi de normal. Çocuğunuz bu işe ilgi duyuyorsa ve siz de yanında olabilecekseniz, Oyunculuk Başvurusu üzerinden başvuru formunu birlikte doldurabilirsiniz. Formu doldururken bile konuşacak çok şey çıkıyor. Bizim için en değerli kısım o konuşmalar oldu.