
- Dizi ve film
Seçmede ağlama sahnesi istenirse ne yapılır
Metinde ağlar yazdığını görünce panik yapma. Bir oyunculuk koçundan, gözyaşına zorlamadan gerçek duyguya ulaşmanı sağlayacak dört kısa egzersiz.
Seçme metnini açıyorsun, ilk sayfa sorunsuz geçiyor, sonra ikinci sayfanın ortasında parantez içinde tek bir kelime: ağlar. Çoğu oyuncunun nefesi tam o satırda daralır. Yıllardır oyunculuk koçluğu yapıyorum ve en sık gelen sorulardan biri bu: Seçmede ağlama sahnesi istenirse ne yapmalıyım? Aşağıda en çok sorulan soruları tek tek cevaplıyorum. Okurken yanında bir kâğıt kalem olsun; birkaç küçük egzersiz var ve onları gerçekten yapmanı istiyorum.
Seçmede ağlama sahnesi için gözyaşı şart mı?
Hayır, bu kadar basit değil. Seçme yapan ekip senden gözyaşı kanıtı istemez; o anın gerçek olup olmadığına bakar. Gözü kuru ama sesi titreyen, cümlesini bitiremeyen, bakışını kaçıran bir oyuncu, zorla sıkılmış birkaç damladan çok daha inandırıcıdır. Seyirci de kamera da sahte ağlamayı hemen fark eder.
Gözyaşının kendisi bir sonuçtur, hedef değil. Onu hedef haline getirdiğin anda dikkatin karakterden kopar ve kendi yüzüne yönelir: Geliyor mu, gelmiyor mu? İçeriden bunu kontrol etmeye çalışan oyuncu dışarıdan donuk görünür. Senin görevin karakterin o anda yaşadığı şeyi oynamak. Gözyaşı gelirse gelir, gelmezse sahne yine ayakta kalabilir.
Duyguya nereden ulaşacağım?
İlk durak senaryonun kendisi. Karakter neden ağlıyor? Ne kaybetti, neyi istiyor da alamıyor, karşısındaki kişi ona ne yaptı? Bu soruların cevabı netleşmeden duyguya zorlamak, çamurda koşmaya benzer.
Egzersiz 1. Kâğıdın üstüne üç satır yaz. Birincisine karakterin o sahnede en çok istediği şeyi, ikincisine bunu neden alamadığını, üçüncüsüne de bu anın onun hayatında neyi değiştireceğini. Cümleleri karakterin ağzından, birinci tekil şahısla yaz. Sonra repliklerini bu üç cümleyi aklında tutarak yüksek sesle oku. Çoğu oyuncu ikinci okumada sesinin kendiliğinden değiştiğini fark eder.
Bazı oyuncular kendi hayatlarındaki acı anılara başvurur. Bu bir yöntem ama dikkatli kullanılmalı. Henüz sindirmediğin, taze bir kaybı ya da sarsıcı bir deneyimi seçme odasında açmak seni günlerce sarsabilir. Kullanacaksan üzerinde zamanla düşünülmüş, artık seni ele geçirmeyen bir anıyı seç. Hiçbir rol, kendini yaralamaya değmez.
Beden ağlamaya nasıl hazırlanır?
Ağlama önce bedende başlar: göğüs daralır, nefes kısalır, boğazda bir düğüm oluşur, çene gerilir. Duyguyu zorlamak yerine bu bedensel kapıları açmak çoğu zaman daha işe yarar.
Egzersiz 2. Ayakta dur, omuzlarını bırak. Burnundan kısa kısa iki nefes al, ağzından uzun ve kesik kesik ver. Bunu birkaç kez tekrarla. Sonra nefesini verirken bir elini göğsünün ortasına koy ve orada bir ağırlık hayal et. Bu sırada hiçbir şey hissetmeye çalışma, sadece nefesi gözlemle. Bedenin, ağlamadan hemen önceki ritmi tanır; duygu çoğu zaman bu ritmin peşinden gelir.
Bu egzersizi seçmeden önce bekleme salonunda, abartmadan ve kimseyi rahatsız etmeden yapabilirsin. Ama içeri girmeden hemen önce kendini doruğa çıkarmaya çalışma; sahne başlamadan duygunu harcarsan replik sırasında geriye bir şey kalmaz.
Ağlamaya mı oynamalıyım, ağlamamaya mı?
Seçmede ağlama sahnesi çalışan öğrencilerime verdiğim en işe yarar tavsiyelerden biri bu. Gerçek hayatta insanlar çoğu zaman ağlamamaya çalışır. Toplantı odasında kötü haber alan biri gözyaşını tutar, çocuğunun önünde güçlü görünmek isteyen bir anne sesini sabitlemeye uğraşır. Seyirciyi asıl etkileyen de bu çabadır.
Egzersiz 3. Sahneni iki kez oku. İlk okumada ağlamaya çalış. İkincisinde ise karakterin ağlamamak için elinden geleni yaptığını varsay: cümleleri düzgün bitirmeye uğraş, yutkun, karşındakinin gözüne bakmaya devam et. Telefonla iki okumayı da kaydet ve izle. Büyük ihtimalle ikinci okuma daha canlı, daha gerçek görünecek. Çünkü orada karakter bir şeyle mücadele ediyor ve mücadele oynanabilir bir şeydir.
Kendi kaydımı çekerken nelere dikkat etmeliyim?
Ev çekimi seçmelerde kamera yüzüne çok yakındır, bu yüzden küçük oynamak yeterlidir. Büyük hıçkırıklar ekranda çoğu zaman aşırı görünür. Gözlerin, nefesin ve sesindeki küçük kırılmalar zaten okunur.
Ev çekiminin avantajı tekrar şansıdır, tuzağı da aynı yerdedir. On kez çekip on kez ağlamaya çalışırsan dördüncüden sonra yorgun ve mekanik olursun. Kendine iki üç deneme hakkı ver ve en dürüst olanı gönder. Karşı replikleri okuyacak birini bul; boş bir odaya oynamak duyguyu zorlaştırır. Okuyucunun abartmadan, düz bir sesle okuması yeterli.
Bir de şunu bil: Sette makyaj ekibinin gözyaşı için kullandığı yardımcı ürünler olabilir, ama bunlar uzmanların elinde ve sette kullanılır. Seçme için kendi başına gözüne bir şey sürmeye kalkma; hem gözüne zarar verebilirsin hem de seçme ekibi bunu fark eder.
Odada hiçbir şey gelmezse ne yaparım?
Sahneyi bitir. Durup özür dileme, baştan başlamak için izin isteme. Bunu yapan oyuncu, sahneden çok kendi hatasını oynamış olur. Sahne kuru geçse bile karakterin derdini oynamaya devam ettiysen ekip bunu görür.
Yönetmen ya da cast direktörü bazen bir yönlendirme yapıp tekrar ister. Bu bir fırsattır, eleştiri değil. Söyleneni dinle, kafanda bir şeyi değiştir ve yeniden oyna. Yönlendirmeye açık olduğunu göstermek, çoğu zaman tek bir kusursuz denemeden daha değerlidir.
Sahneden sonra nasıl toparlanırım?
Bu soruyu az kişi sorar ama bence en önemlisi bu. Duygusal bir sahneden sonra bedenin bir süre hâlâ o halde kalabilir.
Egzersiz 4. Seçmeden çıktığında birkaç dakika yürü. Ayaklarının yere bastığını hisset, etrafında gördüğün beş şeyin adını içinden say, sonra bir bardak su iç. Kendine karakterin adını değil, kendi adını söyle. Basit görünür ama karakterle kendin arasına bir çizgi çeker.
Ağlama sahnelerini çalışırken sürekli ağır bir duygu içinde kaldığını, uykunun ya da günlük hayatının etkilendiğini fark edersen bunu ciddiye al. Bir oyunculuk eğitmeniyle ya da gerekirse bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak, bu meslekte zayıflık değil, uzun süre çalışabilmenin yoludur.
Bu egzersizleri bir seçme gelmeden çalışmaya başla. Açılan seçmelerden haberdar olmak istersen başvuru formunu doldurabilirsin; ama ondan önce bu akşam bir sahne seç ve ikinci egzersizi bir kez dene.