İçeriğe geç

Blog

Çocuğu oyunculuğa yönlendirirken baskı nasıl fark edilir?
  • Çocuk oyunculuğu

Çocuğu oyunculuğa yönlendirirken baskı nasıl fark edilir?

Monitör başında fısıldayan veli, molada susan çocuk. Bir reji asistanının setlerde gördüğü baskı işaretleri ve velilere sahadan dürüst notlar.

Reji asistanıyım. Yani sette yönetmenin değil, düzenin peşinden koşan kişiyim. Oyuncuları sahneye çağırırım, kimin ne zaman hazır olacağını takip eder, telsizle konuşurum. Çocuklu günlerde işin bir kısmı velilerle geçer. Yıllar içinde şunu öğrendim: Çocuğa oyunculuk baskısı yapılıp yapılmadığını anlamak için çoğu zaman çocuğa değil, veliye bakarım.

İlk baktığım yer velinin yüzü

Sabah setin kapısında karşılarım. Bir çocuk gelir ve etrafına bakar: ışıklara, kablolara, kameraya. Meraklıdır. Başka bir çocuk gelir ve yere bakar. Yanındaki veli o sırada bana sahnenin saat kaçta çekileceğini, çocuğun kaç sahnesi olduğunu, yönetmenin gelip gelmediğini sorar. Çocuk o soruların arasında kaybolur.

Bu tek başına bir şey kanıtlamaz. Veli heyecanlı, çocuk uykulu olabilir. Ama gün içinde aynı tablo tekrar ediyorsa not alırım. Kimseye söylemem, sadece gözüm üstünde olur.

Monitör başında olanlar

Monitör, kameranın gördüğünü canlı gösteren ekrandır. Veliler genelde onun yakınında durur, durmalılar da. Çocuklarını görmek onların hakkı. Ama monitör başında hemen fark ettiğim bazı şeyler olur.

Veli, çocuğun repliklerini dudaklarıyla tekrar eder. Çekim kesilince çocuk kameradan önce veliye bakar. Yönetmenin yüzünden önce velinin yüzünü okur: İyi miydim? Kızgın mısın? Bir keresinde dokuz yaşında bir kız, sahne bittikten sonra bana “annem ağlamamı beğenmedi” dedi. Ağlaması gereken bir sahneydi. Yönetmen memnundu, annesi değildi.

Bir de “bir tane daha” meselesi var. Set dilinde bir tekrar daha çekmeye “bir tane daha” denir. Bu kararı yönetmen verir. Bazen bir veli yanıma gelir ve yönetmene değil, bana fısıldar: “Bir tane daha alalım, daha iyisini yapar.” Çocuk yorgunken bunu söyler. O an anlarım ki orada oyunu oynayan çocuk değil.

Baskı en çok molada belli oluyor

Kamera dönerken herkes işinin başındadır. Asıl her şey molada ve beklemede ortaya çıkar. Bekleme, sahneler arasındaki boşluktur. Bu sırada ışık değişir, dekor hazırlanır ve bazen bir saat geçer.

Rahat bir çocuk beklemede oynar. Diğer çocuklarla, ekiple, bazen de benimle. Yanıma gelip telsizi sorar. Baskı altındaki çocuk ise beklemede ezber yapar ya da ona yaptırılır. Metin elinde, veli karşısında, sahneyi defalarca baştan alırlar. Sonra kamera döner ve çocuk zaten tükenmiştir.

Bir başka işaret de yemektir. Çocuk set yemeğine dokunmaz ve “sahne bitince yerim” der. Bunu çocuk kendisi mi düşündü, yoksa birinden mi duydu? Genelde duymuştur.

Bir çocuğun bana sorduğu soru

Birkaç yıl önce bir reklam çekiminde sekiz yaşında bir oğlan vardı. Ona Can diyelim, gerçek adı bu değil. Çok yetenekliydi ve her şeyi ilk seferde yapıyordu. Öğle arasında yanıma gelip sordu: “Bugün iyi yaparsam annem beni bir daha getirmeyecek mi?” Önce anlamadım. Sonra anlattı. Annesi ona bu işi iyi yaparsa ünlü olacağını, ünlü olursa okula gitmek zorunda kalmayacağını söylemiş. Oysa Can okulu seviyormuş.

Ben bir şey yapamadım. Bir reji asistanının veliyle böyle bir konuşmaya girmesi doğru olmaz. Ajans temsilcisine söyledim, o da veliyle konuştu. Can'ı bir daha görmedim. Sonra neler olduğunu bilmiyorum.

O günden beri velilere şunu söylüyorum: Çocuk sizin söylediğinizi değil, sizin istediğinizi duyar.

Evde kendinize sorabileceğiniz sorular

Sette sizi görürüm ama set dışında görmem. Çocuğa oyunculuk baskısı her zaman sesli olmaz. Bu yüzden size birkaç soru bırakıyorum. Dürüstçe cevap verin, nasılsa kimse duymuyor.

  • Seçmeye ya da sete gitmeyi en son kim istedi, siz mi, çocuğunuz mu?
  • Bir rol gelmediğinde kim daha çok üzülüyor?
  • Çocuğunuz “bu sefer gitmek istemiyorum” dediğinde ne cevap veriyorsunuz?
  • Çekim günlerinde okul, uyku ya da arkadaş buluşmaları geri planda mı kalıyor?
  • Çocuğunuzla konuşurken oyunculuk dışındaki konulara ne kadar yer kalıyor?
  • Ünlü olmak ya da para kazanmak gibi hedefleri çocuğunuzun yanında konuşuyor musunuz?

Bu sorulardan birine bile içinizi rahatsız eden bir cevap veriyorsanız, bu kötü bir veli olduğunuz anlamına gelmez. Sadece durup bakmanız gerektiği anlamına gelir.

Sağlıklı tabloyu nasıl tanırım?

Biraz da iyi örnekleri anlatayım, yoksa haksızlık olur. Gördüğüm velilerin çoğu iyi. Çocuk set bitince “ne zaman tekrar geleceğiz” diye sorar. Veli monitörün başında güler, çekim kesilince çocuğuna “yoruldun mu” diye sorar. İyi gitmeyen bir sahnenin ardından “olsun, eğlendin mi” der. Çocuk gitmek istemediği gün gitmez ve kimse kıyameti koparmaz.

Set uzun bir gündür. Işık kurulur, bozulur, yeniden kurulur. Bir çocuk için o günün değerli olması, oyunun hâlâ oyun olarak kalmasına bağlıdır. “Motor” diye bağırmadan, yani çekimin başladığını duyurmadan önce çocuğun gözlerine bakarım. Orada korku değil, merak görmek isterim.

Başvuru formuna geç