İçeriğe geç

Blog

Çocuk sette rahatsız olursa bunu nasıl söylemeli?
  • Çocuk oyunculuğu

Çocuk sette rahatsız olursa bunu nasıl söylemeli?

Kuşkucu bir baba, kızının sette yaşadığı küçük sıkıntıları kime ve nasıl söylediğini, sözleşme ve para konusunda neleri de sorduğunu anlatıyor.

“İstemiyorum” dediğinde çekim gerçekten duracak mı? Kızımın reklam çekimine çağrıldığı haberini alınca aklım en çok bu soruya takıldı. Kimlerin yanında olacağını, rahatsızlığını kime anlatacağını öğrenmeden rahat edemedim. Bir baba olarak sevinmiştim elbette ama sözleşme ve para konusunda da sorularım vardı. Çocuk sette rahatsız olursa bunu nasıl söylemeli sorusunun cevabını, birkaç çekim boyunca hem ekiple konuşarak hem kızımı dinleyerek aradım. Hazırlığa da telefon görüşmelerinden başladım.

İlk soruyu sete gitmeden sordum

Çekimden önce ajansı aradım ve lafı dolandırmadan sordum: rol almak için ben size bir ücret ödüyor muyum? Cevap netti, hayır; ajansın payı kızımın aldığı işten, sözleşmede yazılı oranda kesiliyormuş. Yine de sözleşmeyi eve götürüp iki kez okudum. Anlamadığım her satırı işaretledim ve sordum. Kimse bundan alınmadı. Bunu söylüyorum, çünkü bir yerde “şimdi imzalayın, sonra konuşuruz” deniyorsa orada durmak gerektiğini düşünüyorum.

İkinci sorum şuydu: sette onun yanında durabilir miyim? Durabilirmişim değil, durmam gerekiyormuş. Çocuk çekim boyunca velisinden ayrılmıyor. Bu cevap beni biraz rahatlattı ama tamamen değil.

Kızımla aramızda bir işaret belirledik

Altı yaşında bir çocuk, yabancı yetişkinlerin arasında “ben bunu istemiyorum” demeye her zaman cesaret edemez. Bunu bildiğim için evde bir oyun yaptık. Kulağını çekerse ya da “su içmek istiyorum” derse, bu benim için “baba, gel” demekti. Gerçekten susadıysa da sorun yoktu; su içer, konuşurduk.

Bir de ona şunu söyledim: “Sette kimse sana kızmaz. İstemediğin bir şey olursa bana söylemek yasak değil, iyi bir şey.” Bunu tekrar tekrar söylemek gerekiyor. Çocuklar yetişkinleri memnun etmek ister; “hayır” demeyi öğretmek zaman alıyor. Çocuk sette rahatsız olduğunda bunu kelimeyle değil, çoğu zaman davranışla gösterir, işaret de tam bunun için.

Çocuk sette rahatsız olduğunda kime gidilir?

İlk gün seti dolaşıp kimin ne iş yaptığını öğrendim. Her set biraz farklı ama genelde yönetmen, yönetmen yardımcısı, set amiri ya da koordinatör, bazen de çocuklarla ilgilenen ayrı bir sorumlu oluyor. Ajanstan biri sette bulunabiliyor ya da telefonla hemen ulaşılabiliyor.

Ben şu sırayı benimsedim. Önce kızımı sakin bir köşeye alıp ne olduğunu kendi cümleleriyle dinliyorum. Sonra yönetmen yardımcısına ya da çocuklardan sorumlu kişiye kısa ve net söylüyorum: “Kızım yoruldu, beş dakika ara istiyoruz” ya da “Bu kostüm onu rahatsız ediyor, değiştirebilir miyiz?” Kendime koyduğum bir kural da var: konuşmayı çocuğun önünde tartışmaya çevirmemek. Çocuk o gerginliği hemen hissediyor.

İçinden çıkamadığım bir durum olursa ajansı arıyorum. Ajansın çocuğu temsil etmesi, sette tek başıma kalmadığım anlamına geliyor.

Gerçekten bir şey yaşandı mı?

Yaşandı, küçük şeyler. İkinci çekimde kızımı uzun süre güneşin altında bekletmeye başladılar; saç makyaj bitmiş, sahne bir türlü hazır değil. Kulağını çekti. Gidip söyledim. İtiraz etmediler, onu gölgeye aldılar, su getirdiler, sahne sırasını değiştirdiler. Bu kadar kolay olacağını düşünmemiştim.

Bir başka seferinde kızım bir oyuncunun yüksek sesle konuşmasından korktu. Bu kez yönetmene söyledim; oyuncu yanına gelip kendini tanıttı, bir iki dakika şakalaştılar ve korku geçti. Her şey çözülmek zorunda değil, ama söylenmeyen şey hiç çözülmüyor.

Hâlâ nerede kuşkuluyum?

Bazı şeyleri dikkatle izlemeye devam ediyorum: çekim süresinin uzaması, molaların atlanması, “bir tane daha alalım” cümlesinin onuncu kez söylenmesi. Kızımın okulunu ve uykusunu hiçbir işin arkasına koymuyorum. Ödemenin sözleşmede yazan takvime göre yapılıp yapılmadığını takip ediyorum. Görüntülerinin nerede ve ne kadar süre kullanılacağını yazılı olarak biliyorum.

Ama şunu da kabul etmeliyim: karşılaştığım ekipler, bir veli bir şey söylediğinde bunu sorun çıkarmak olarak değil, işin parçası olarak gördü. Kuşkumun bir kısmı, sormaya çekindiğim şeylerden geliyormuş.

Başka bir babaya söyleyeceklerim

Kuşkulu olmak kötü değil. Sözleşmeyi okuyun, rol karşılığı para isteyen olursa durun, sette çocuğunuzun yanından ayrılmayın. Çocuğunuzla basit bir işaret belirleyin ve o işareti gördüğünüzde beklemeden, sakin bir sesle doğru kişiye gidin. Çoğu zaman karşınızda sizi dinleyen birini bulacaksınız. Bulamazsanız da o setin size uygun olmadığını öğrenmiş olursunuz, ki bu da az şey değil.

Başvuru formuna geç