
- Çocuk oyunculuğu
Seçmede farklı oynaması istenen çocuk nasıl uyum sağlar?
Seçme odasında çocuğundan bir sahneyi başka türlü oynaması istenirse ne olur? İki çocuğunu setlere götürmüş bir anne evde yaptıklarını anlatıyor.
“Bir de daha sakin söyleyelim” cümlesini duyunca sen de çocuğunun yanlış yaptığını düşünebilir misin? Bekleme salonunda otururken benim aklımdan geçmişti. Oysa seçmede farklı oynaması istenen çocuk, bazen yalnızca aynı cümlenin başka bir halini deniyordur. İki çocuğuma eşlik ederken öğrendiğim küçük ama rahatlatıcı ayrımlardan biri bu oldu. Seninle de bunu konuşmak istiyorum; çocuğunun içeride ne yaşadığını merak etmenin nasıl bir his olduğunu biliyorum.
Bu satırları, çocuğunu ilk kez bir seçmeye götürmeye hazırlanan sana yazıyorum. Benim iki çocuğum yıllar içinde pek çok bekleme salonu gördü, ben de o salonlarda epey çay soğuttum. Bugün tek bir konudan söz etmek istiyorum: seçme odasında çocuğundan bir şeyi farklı oynaması istendiğinde ne oluyor? Buna seçmede yönlendirme deniyor ve ilk duyduğumda beni de huzursuz etmişti. Belki seni de huzursuz ediyordur, o yüzden baştan anlatayım.
Kızım odadan dudakları titreyerek çıktığında
Kızım yedi yaşındaydı. Bir kahvaltılık reklamı için tek bir cümle söyleyecekti. Evde o cümleyi neşeyle, kahkaha atarak söylemeyi o kadar çok çalışmıştık ki, uykusunda bile öyle söylerdi herhalde. İçeride bir kez neşeyle söyletmişler, sonra şimdi de çok uykuluymuşsun gibi söyle demişler. Kızım donup kalmış. Dışarı çıktığında dudakları titriyordu, yanlış yaptım anne diyordu.
Yanlış yapmamıştı. Bunu çok sonra, bir başka seçmede cast sorumlusuyla sohbet ederken anladım. Bir çocuğa ikinci bir yön verilmesi, çoğu zaman ilk hâlinin beğenildiği ve şimdi başka bir şeyin merak edildiği anlamına gelirmiş. Keşke o gün bunu bilseydim de arabada ona daha iyi bir cevap verseydim.
Seçmede yönlendirme aslında neyi ölçüyor?
Sette yönetmen aynı sahneyi defalarca, her seferinde küçük bir farkla ister. Biraz daha yavaş, biraz daha şaşkın, kameraya değil annene bak. Seçmede yönlendirme, çocuğun bu dili anlayıp anlamadığını görmenin en kısa yolu. Yani kimse çocuğunun ilk söyleyişinin mükemmel olmasını beklemiyor. Asıl merak edilen, dinleyip dinlemediği ve yeni bir şeyi denemeye cesaret edip etmediği.
Bunu bildikten sonra evde hazırlığımız tamamen değişti. Artık tek bir doğru hâli ezberletmiyordum. Çünkü ezberlenmiş bir hâl, çocuğun içinde taşa dönüşüyor ve başka bir şey istendiğinde yerinden oynamıyor.
Evde oynadığımız aynı cümle oyunu
Bunu sana da öneririm, çünkü bizde gerçekten işe yaradı. Akşam yemeğinden sonra sıradan bir cümle seçiyorduk; mesela kapıyı kim çaldı ya da bu benim çantam. Sonra sırayla birbirimize nasıl söyleneceğini söylüyorduk: fısıldayarak, çok kızgın, sanki çok komik bir şeymiş gibi, korkmuş, yarı uykulu. İşin en sevdikleri kısmı, sıranın onlara geldiği andı. Bana bir talimat verip benim beceriksizce denememi izlemek, ikisini de kahkahalara boğuyordu.
Oğlumla bir şey daha fark ettim. O, metinleri benim tonlamamla öğreniyordu. Ben nasıl söylersem birebir onu kopyalıyordu. Bu yüzden ona metni hiç okuyarak göstermemeye başladım. Kâğıdı verdim, kendi bulduğu hâli dinledim, sonra aynı cümle oyununu oynadık. Seçme odasında kendi sesini bulmuş bir çocuk, yönlendirme geldiğinde çok daha esnek davranıyor.
Anlamadım diyebilmek de bir beceri
Çocuklar bir yetişkin bir şey istediğinde anlamasalar bile başlarını sallar. Seçmede bu sessiz baş sallaması çoğu zaman yanlış bir denemeye dönüşüyor. Çocuklarıma tekrar söyler misiniz ya da ne demek istediniz diye sormanın ayıp olmadığını öğretmek için evde yine oyun oynadık. Bilerek tuhaf talimatlar verdim, mesela cümleyi mor gibi söyle. Kafası karışınca sormasını bekledim ve sorduğunda alkışladım.
Bir şeyi de hatırlatayım: çoğu seçmede veli odaya alınmaz. Sen kapının dışında kalırsın, çocuk içeride tek başına o soruyu sormak zorunda kalır. Evde bunu öğrenmiş olması, içeride sana duyacağı ihtiyacı azaltır.
Odadan çıktığında ilk cümlen
Bu belki de en önemli kısmı. Çocuğun kapıdan çıktığında yüzüne bakarak ilk cümleni seç. Nasıldı, iyi oynadın mı diye sormak yerine içeride ne oyunlar oynadınız diye sormak çocuğu sonuç baskısından kurtarıyor. Seçmede yönlendirme aldıysa ve anlatmak istiyorsa dinle; anlatmak istemiyorsa üstelemeyin. Bizim bir geleneğimiz vardı: sonuç ne olursa olsun, seçmeden sonra simit alırdık. Seçmenin kendisi küçük bir olaydı, simit asıl kutlamaydı.
Sonuç bazen hiç gelmez, bunu da bil. Geri dönüş olmaması çoğu zaman sadece başka bir çocuğun seçildiği anlamına gelir ve senin çocuğunla ilgili bir yargı değildir. Henüz bir ajansla çalışmıyorsanız ve çocuğun bunu gerçekten istiyorsa, başvuru formunu doldurabilirsin; ama acele etme, önce evde birkaç akşam aynı cümle oyununu oyna.
Bekleme salonunda yan yana denk gelirsek, çay benden.
Sevgiyle, iki çocuğunu setlere taşımış bir anne