
- Başvuru ve kayıt
Setcard kaç sayfa olmalı?
Kızım bir ajansa başvururken setcard meselesini tek tek sorguladım: kaç fotoğraf, hangi bilgiler, ne kadar masraf ve aslında nerede durmak gerektiği.
Kızım masaya bir fiyat teklifiyle geldi
Bir akşam yemeğinde Deniz, telefonunu önüme koydu. Anlatacaklarım bir örnek, Deniz de örnek bir isim, ama inanın bu sahne pek çok evde yaşanıyor. Yirmi üç yaşında, tiyatro kulübünden yeni mezun, bir cast ajansına kayıt olmak istiyor. Ekranda bir fotoğraf stüdyosunun "profesyonel setcard paketi" duruyordu: çok sayıda kare, birkaç kostüm değişimi, makyaj, rötuş. Fiyatı görünce çatalı bıraktım. Aklıma gelen ilk soru şuydu: bu setcard kaç sayfa olacak ki bu kadar şey isteniyor? Bir kitap mı basıyoruz?
Ben şüpheci bir adamım. Para çıkmadan önce sorarım, cevap alamazsam çıkarmam. O akşam Deniz'le birlikte oturup bu işi gerçekten anlamaya karar verdik.
Setcard kaç sayfa, ben ne sanıyordum?
Kafamda kalın bir dosya vardı. Meğer öyle değilmiş. Setcard, oyuncunun ya da modelin tanıtım kartı. Sektörde konuştuğumuz insanların neredeyse hepsi aynı şeyi söyledi: genelde tek yaprak, ön ve arka yüz. Ön yüzde net, sade bir portre olur. Arka yüzde birkaç farklı fotoğraf (boy fotoğrafı, profil, belki gülümseyen bir kare) ve kişinin bilgileri yer alır. Boy, kilo, beden, ayakkabı numarası, göz ve saç rengi gibi.
Dijital ortamda gönderilen setcard da çoğunlukla bir ya da iki sayfalık bir dosya. Kimse yirmi sayfalık bir PDF açıp tek tek bakmıyor. Cast yönetmeni ya da ajans çalışanı önüne gelen onlarca kartı hızla tarıyor; yüzü görüyor, ölçülere bakıyor, ilgilenirse daha fazlasını istiyor.
Portfolyo ise başka bir şey. Daha geniş bir fotoğraf seçkisi, varsa önceki işler, tanıtım videosu. Deniz'in elindeki paket bu ikisini birbirine karıştırıp henüz hiçbir işi olmayan birine portfolyo fiyatı biçiyordu. Benim burada ilk kuşkum doğrulanmış oldu.
Fotoğrafçıya sorduğum üç soru
Yine de "hiç çekim yapmayalım" demedim. Bir fotoğrafçıyla görüştük ve şunları sordum.
Kaç kare teslim edeceksiniz, kaçı rötuşlu olacak? Setcard için birkaç iyi kare yetiyorsa, yüzlerce fotoğrafın parası neden ödensin?
Rötuş ne kadar olacak? Bunu bizzat bir ajans çalışanından duydum: aşırı rötuşlanmış fotoğraf işe yaramıyor. Seçmeye gelen kişi fotoğraftakinden farklı çıkınca kimse memnun kalmıyor. Ten, çil, saç ne ise o görünmeli.
Fotoğrafları istediğimiz yerde kullanabilir miyiz? Birden fazla ajansa başvurmak isterseniz kullanım hakkının sizde olması gerekiyor. Bunu yazılı olarak görmek istedim.
Bir de şunu fark ettim: bazı yerler "kaydınızı yapmamız için bizim fotoğrafçımızda çekim yaptırmalısınız" diyor. Bu cümleyi duyduğumda kulaklarım dikildi. Kendi tercihin olan bir fotoğrafçıyla çalışma özgürlüğünü elinden alan, üstelik bunu kayıt şartına bağlayan bir yapıya ben mesafeli dururum.
Para konusunda nerede durdum
Kendime bir kural koydum: başvuru aşamasında cebimden büyük para çıkmayacak. Konuştuğumuz insanların önemli kısmı, ilk başvuruda gün ışığında, sade bir arka plan önünde çekilmiş, makyajsız ya da çok hafif makyajlı güncel fotoğrafların çoğu zaman yeterli olduğunu söyledi. Ajans seni beğenirse, gerekirse daha profesyonel bir çekimi o zaman konuşursunuz.
Bir şeyi de özellikle sorguladım. Bir ajans, size rol bulacağını garanti ederek önceden ücret istiyorsa orada durmak lazım. Rolü yapımcı, yönetmen, cast ekibi seçer; kimse kimseye iş garantisi veremez. Sözleşme varsa evde, acele etmeden okunmalı. Ödemenin ne zaman, kime, hangi hizmet karşılığında yapılacağı açıkça yazmalı.
Sonunda neye razı oldum
Deniz'le ortada buluştuk. Önce evde, pencere önünde birkaç sade fotoğraf çektik: bir yakın plan portre, bir boy fotoğrafı, bir profil. Ölçülerini doğru ve güncel yazdı. Tek yapraklık, ön ve arka yüzü olan bir setcard hazırladık. Sonra ajansın kendi sayfasından başvuru formunu doldurdu, fotoğrafları ekledi.
Bir profesyonel çekime karşı değilim. Belli bir aşamada, iyi bir fotoğrafçıyla, makul bir bedelle yapılan çekim gerçekten işe yarayabilir. Ama sıralama önemli: önce kapıyı çalarsın, sonra içerisi için hazırlık yaparsın. Tersini yapmak, henüz kimse istemeden kalın bir dosyaya para gömmek demek.
Şimdi biri bana "setcard kaç sayfa olmalı" diye sorsa, gülümseyip "bir yaprak, iki yüz" diyorum. Asıl soru sayfa sayısı değil; o tek yaprakta gerçekten sen var mısın?