İçeriğe geç

Blog

Yabancı dilde self tape istenirse ne yapmalı?
  • Başvuru ve kayıt

Yabancı dilde self tape istenirse ne yapmalı?

İngilizce ya da başka bir dilde sahne geldiğinde ışığı, kadrajı ve kıyafeti sabit tut; dile odaklanabilmen için görüntü tarafını önceden çöz.

Bu mektubu stüdyoda son ışık standını katlarken yazıyorum. Az önce portresini çektiğim bir oyuncu mesaj attı: Ajansı ondan yabancı dilde self tape istemiş, sahne İngilizce, teslim için de üç günü varmış. “Dil zaten başlı başına dert, bir de görüntüyle mi uğraşacağım?” diyordu. Ona yazdıklarımı biraz genişletip sana da gönderiyorum. Ben bir reklam ve portre fotoğrafçısıyım, dil öğretmeni değilim. Ama yıllardır vizörden şunu görüyorum: Yabancı dilde self tape çeken oyuncunun bütün dikkati telaffuza akıyor, görüntü kendi haline kalıyor. Oysa görüntüyü önceden sabitlersen kafanda dile ayıracak çok daha fazla yer kalır.

Önce metnin ne dediğini bil, sonra ışığı kur

Sıralamayı ters çevirme. Işıktan önce duyuruyu dikkatlice oku: Sahne hangi dilde, belirli bir aksan isteniyor mu, tanıtım cümleni (slate) hangi dilde söylemen bekleniyor, dosya nasıl adlandırılacak? Bunlardan biri yazmıyorsa ajansına sor, tahmin yürütme.

Sonra metni satır satır Türkçeye çevir; kelime kelime değil, anlam anlam. Her cümlenin altında ne düşündüğünü bilmen gerek. Anlamını bilmediğin bir cümleyi söylerken gözlerin boşalır ve kamera bunu ışıktan bile daha net yakalar; ben bunu sessiz bir portrede bile görürüm. Telaffuz için mümkünse o dili ana dili gibi konuşan birine metni okut, sesini kaydet ve yürürken dinle.

Işık: düşünürken bile yüzün görünsün

Yabancı dilde konuşan insanın yüzü değişir. Kaşlar çatılır, gözler hatırlamak için yukarı ya da aşağı kayar, çene hafifçe öne çıkar. Tavandaki lamba bu anlarda göz çukurlarını karanlığa gömer. O yüzden önce tavan ışığını kapat.

En iyi kaynağın gün ışığı alan bir pencere. Pencereyi tam karşına değil, yüzünün bir yanına, yaklaşık kırk beş derecelik bir açıyla al. Gölgede kalan tarafa beyaz bir köpük levha, büyük bir karton ya da sandalyeye asılmış beyaz bir çarşaf koy; ışığı geri sektirip gölgeyi yumuşatır. Pencereyi asla arkana alma, siluete dönersin. Odada farklı renkte lambalar yanıyorsa kapat; sarı ve beyaz ışık karışınca ten rengi bozulur. Birden fazla sahne çekeceksen hepsini günün aynı saatinde çek, öğle ışığı ile akşamüstü ışığı aynı videoda yan yana gelince dikkat dağıtır.

Kadraj: göz hizasında, sade bir fonla

Telefonu göz hizana yerleştir. Aşağıdan çekim çeneyi büyütür, yukarıdan çekim seni küçültür. Duyuru başka bir şey istemiyorsa yatay çek. Kadrajı göğsünün üst kısmından başının biraz üstüne kadar tut. Bu yakınlık hem yüz ifadeni hem ağız hareketlerini net gösterir; yabancı dilde konuşurken artikülasyonunun okunması senin lehine işler.

Okuyucu partnerin kameranın hemen yanında, lensin bir karış kadar sağında ya da solunda dursun. Bakışın lensin çok uzağına kaçarsa izleyen kişi gözlerini kaybeder. Duyuru açıkça istemedikçe doğrudan lense oynama. Arka plan düz ve açık tonlu bir duvar olsun; raf, poster, üzerinde yazı olan hiçbir şey kadraja girmesin.

Kıyafet: dilin önüne geçmesin

Burada en çok gördüğüm hata üzerinde yazı olan tişört. Hele o yazı başka bir dildeyse izleyenin gözü bir an göğsüne kayar, senin cümlene değil. Düz renk seç. Çok ince çizgiler ve sık kareler kamerada titreşir, bunlardan kaçın. Bembeyaz ve kapkara yerine orta tonlar daha güvenli; yumuşak bir mavi, toprak tonu ya da koyu yeşil çoğu yüze yakışır ve teni düzgün gösterir.

Karaktere bir işaret verebilirsin, ama kostüm giymene gerek yok. Bir ofis sahnesi için düz bir gömlek, ev içinde geçen bir sahne için sade bir kazak yeter. Saçını yüzünden uzak tut; gözlerin ve ağzın açıkta olsun. Takı varsa küçük ve sessiz olsun, mikrofon her hışırtıyı acımasızca yakalar.

Yabancı dilde self tape için ses ve son bakış

Yabancı dilde ünsüzler yankıda kaybolur. Boş, çıplak duvarlı bir odadaysan perdeleri kapat, yere bir halı ser, mümkünse elbise dolabının kapağını aç; kumaş sesi yutar. Telefonu ya da harici mikrofonu sana yakın tut. Bir deneme kaydı al ve kulaklıkla dinle. Zorlandığın kelimeler varsa onları yavaş ve net söylemek, hızlı ve bulanık söylemekten iyidir.

Kaydı bitirince iki kez izle. İlkinde sesi kapat: Yüzün hâlâ hikâyeyi anlatıyor mu, ışık gözlerinde mi? İkincisinde gözlerini kapat ve yalnız dinle: Dili bilen biri seni rahatça anlar mı? İki sorunun cevabı da evetse dosyayı duyurudaki gibi adlandır ve gönder.

Bir fotoğrafçının sana verebileceği en iyi şey sabit bir kadraj ve iyi bir ışık. Gerisini sen yapacaksın. Bu kurulumu bir kez doğru yaptığında, ileride gelecek her yeni sahnede yalnız metne odaklanman yetecek.

Kameranın arkasından sevgiyle, bir fotoğrafçı.

Başvuru formuna geç